Rahmi Bey

Mûsiki Mecmuası'nın 376. sayısı (Şubat 1981) Rahmi Bey Özel Sayısı olarak hazırlanmıştır. 418 (1987), s. 20, 23; Öztuna, BTMA, II, 209-211; Mehmet Güntekin, "Rahmi Bey", DBİst.A, VI, 298-299.

Responsive image
YAZAR
Naşide Gökbudak
DOSYA BOYUTU
4,19 MB
YAYIN TARIHI
2017
DIL
Türkçe
ISBN
9786059976336

PDF formatında Rahmi Bey. Sitemizde mobilityweekbg.com adresinde bu kitabın açıklamasını bulabilirsiniz. Ayrıca doğrudan Rahmi Bey kitabını tarayıcınızdan doğrudan çevrimiçi olarak okuyun. Bağlanın!


Kırsal kesimlerin sayılan ve korkulan otoritesi, “ağa”dır. Rahmi Bey, ünlü bir ağanın oğlu ve veliahdı olduğu hâlde ona “bey” denmiştir.Fransızca bilen, gazeteleri ve dünyayı takip eden, askerî okulu bitirmek üzere iken babası Mustafa Efendi’nin “Geri dön!” emri ile subay olma hayalinden vazgeçip eline silah alarak köydeki arazinin yönetimini üstüne alan, haksızlıklarla ve kötü kaderi ile savaşan bu karaktere köylüler, “bey” unvanını layık görmüştür. Iraz, Kürt asıllı güzel bir kızdır. Bu ahu gözlü kız, ağabeyinin idam hükmü giydiği gün hasım aile tarafından iğrenç bir tecavüze uğrar ve ağabeyi, kız kardeşini kurtarırken tecavüzcülerin hepsini öldürür. Rahmi Bey; kaderin ona “arkadaş” diye gönderdiği Iraz’ın ağabeyine verdiği, “Kardeşine bacım gibi bakacağım,” sözü üzerine Iraz’ı, o zaman meşru sayılan dinî nikâhı altına alır. Tamamen bir ağabey gibi davranmaktadır.Sayısız gecelerde aşk ve tutkunun vücudunu alevlerle yaktığı anlarda bile Iraz’ı yatak odasının kapısından geri çevirir. Iraz; sapsarı olmuş rengi, çukura düşmüş üzüm gözleri ve hâlâ gece gibi siyah saçları ile uyumaya çalışıyordu. Rahmi Bey oda kapısını açtı. Gözlerinden arzu ateşinin ışıkları sanki odayı aydınlatmıştı. Iraz, durumu hemen kavramıştı. “Begim, artık çok geç. Bir gece için ne sen yeminini boz ne ben, ağabeyimin yanına yüzümde ikinci bir leke ile çıkayım,” deyip arkasını döndü. Bu hikâye gerçektir ve Naşide Gökbudak’ın kaleminden çıkmıştır. Okumamak haksızlıktır ve okumayan için de büyük kayıptır. (Tanıtım Bülteninden)   


Hacı Arif Bey ve Şevki Bey gibi dâhilerle rahatlıkla karşılaştırılabilecek eserler üreten Rahmi Bey'in 1924 yılındaki ölümü musikimizde bir devrim sonudur. Eserlerinin çoğunun güftesini kendisi yazmıştır.